Washington’ın Grönland meselesindeki ısrarını gümrük vergisi tehdidiyle açık biçimde ilişkilendirmesi, bazı AB başkentlerinde “Ekonomik Baskıya Karşı Koruma Aracı”nın devreye sokulup sokulamayacağı tartışmasını gündeme getiriyor. Bu araç, Aralık 2023 sonunda yürürlüğe giren bir düzenleme ile oluşturuldu ve bir üye devletin, ticaret/yatırım alanındaki yaptırımlar veya bu yöndeki tehditlerle belirli bir siyasi tercihe zorlanması halinde AB’nin ortak tepki vermesine imkân tanıyor.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Avrupa’daki bazı ülkelerin Grönland’ın satın alınması ya da kontrolüne dönük girişimlere hemen onay vermemesini gerekçe göstererek 1 Şubat’tan itibaren belirli Avrupa ülkelerinden gelen mallara ilave yüzde 10 gümrük vergisi getirmekle tehdit ettiği, direnç sürerse 1 Haziran’da bu oranın yüzde 25’e çıkabileceği aktarılıyor. Bu ilave vergilerin, 2025 yazında daha yüksek bir tehdidin müzakereyle düşürülmesi sonucu oluşan mevcut oranların üzerine geleceği, Almanya ve Fransa maliye bakanlarının da ekonomik şantaj niteliğinde gördükleri bu baskıya boyun eğmeyeceklerini vurguladıkları belirtiliyor.

Bu hamlenin “ticaret açığı” gibi klasik tartışmalardan ayrıştığı, doğrudan jeopolitik bir hedefe ulaşmak için ekonomik baskı kurma amacı taşıdığı savunuluyor. Grönland AB üyesi olmasa da Danimarka’ya bağlı olduğundan, bu tür bir baskının bir AB üyesinin egemen karar alma süreçlerine dolaylı müdahale sayılabileceği ifade ediliyor. Mekanizma mantık olarak tek pazarı bir tür kolektif caydırıcılık unsuru gibi konumlandırıyor, NATO’nun 5. maddesine benzetilen yönünün ise askeri değil ekonomik karşılıklar üzerinden çalışması olduğu not ediliyor.

Süreç Komisyonun resen harekete geçmesiyle veya bir üye devletin talebiyle başlayabiliyor. Komisyon iddia edilen baskıyı sınırlı bir inceleme döneminde değerlendiriyor, ardından Konseyin “baskı var mı?” tespitine ilişkin bir takvimi öngörülüyor. Sonuç alınamazsa, AB’nin mallar/hizmetler, doğrudan yabancı yatırım, finansal alanlar, kamu alımları, fikri mülkiyet ve ihracat kontrolleri gibi başlıklarda karşı önlemler uygulayabileceği, ayrıca uğranılan zararlar için tazminat talebinin de gündeme gelebileceği belirtiliyor.

Share.
Exit mobile version