21.10.2022 tarihli ve 31990 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan gelişmeler…
- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından çıkarılan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Piyasa Gözetimi ve Denetimi Yönetmeliği ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının görev alanında bulunan ürünlere ilişkin teknik düzenlemelerde veya 11.03.2021 tarihli ve 31420 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Genel Ürün Güvenliği Yönetmeliğinde belirtilen insan sağlığı ve güvenliği, tüketicilerin korunması, çevrenin korunması, kamu emniyetinin sağlanması ve diğer kamu yararının azami düzeyde korunmasını hedefleyen gereklilikleri yerine getiren uygun ve güvenli ürünlerin piyasaya arz edilmesi veya piyasada bulundurulmasını teminen piyasa gözetimi ve denetimi ile sonucunda alınacak önlemlere ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir. Bu Yönetmelik yayımı tarihi olan 21.10.2022’de yürürlüğe girer.
- Orta Doğu Teknik Üniversitesi tarafından çıkarılan Orta Doğu Teknik Üniversitesi Yurtlar Yönetmeliğinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Yönetmelik ile Orta Doğu Teknik Üniversitesi Yurtlar Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır. Bu Yönetmelik yayımı tarihi olan 21.10.2022’de yürürlüğe girer.
- Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından çıkarılan Türk Gıda Kodeksi Aromatize Şarap, Aromatize Şarap Bazlı İçki ve Aromatize Şarap Kokteyli Tebliği (No: 2022/5) ile aromatize şarap ürünlerinin tekniğine uygun ve hijyenik şekilde hazırlanması, işlenmesi, üretilmesi, depolanması, taşınması, muhafaza edilmesi, piyasaya arzı ve coğrafi işaretleri ile geleneksel ürün adlarının korunmasına ilişkin özelliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu Tebliğ yayımı tarihi olan 21.10.2022’de yürürlüğe girer.
- Ticaret Bakanlığı tarafından çıkarılan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (No: 2022/29) ile 30.10.2021 tarihli ve 31644 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2021/50) ile Çin Halk Cumhuriyeti menşeli 9607.11 gümrük tarife pozisyonu altında kayıtlı “Dişleri adi metallerden olanlar” ve 9607.19 gümrük tarife pozisyonu altında kayıtlı “Diğerleri” ürünlerine yönelik olarak başlatılan ve Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen nihai gözden geçirme soruşturmasının tamamlanması neticesinde alınan kararın yürürlüğe konulması amaçlanmıştır. Bu Tebliğ yayımı tarihi olan 21.10.2022’de yürürlüğe girer.
- Anayasa Mahkemesinin 14.09.2022 Tarihli ve 2018/25857 Başvuru Numaralı Kararı; işleme eserin yayımının hukuka aykırı kabul edilmesi sebebiyle mülkiyet hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
İnkılap Kitabevi, 29.03.2005 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına başvurucu aleyhine suç duyurusunda bulunmuştur. Suç duyurusunda Kitabevi, telif hakkına sahip olduğu “Safahat” isimli eserin başvurucu tarafından izinsiz olarak basılıp dağıtıldığını belirtmiştir. Başsavcılıkça 27.07.2007 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir.
Kitabevi 06.04.2006 tarihinde İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde başvurucuya karşı tazminat davası açmıştır. Mahkeme 25.11.2011 tarihinde davanın kabulüne karar vererek başvurucu aleyhine 10.000 TL maddi tazminata hükmetmiştir. Taraflar bu karara karşı temyiz yoluna başvurmuştur. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 18.12.2013 tarihinde başvurucunun temyiz istemini reddetmiş, Kitabevinin temyiz istemini ise kabul etmek suretiyle zararla ilgili olarak temin edilen iki bilirkişi raporu arasındaki çelişki giderilerek sonucuna göre karar verilmek üzere kararı bozmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 08.07.2014 tarihli raporda, davacının zararı 38.541 TL olarak hesaplanmıştır. Mahkeme 18.11.2014 tarihinde davayı kabul ederek başvurucu aleyhine 25.000 TL tazminata hükmetmiştir. Başvurucu bu karara karşı temyiz yoluna başvurmuştur. Daire, hükmü yargılama giderleri yönünden düzelterek onamıştır. Karar düzeltme istemi de Dairenin 05.06.2018 tarihli kararıyla reddedilmiştir.
Başvurucu “Mehmet Akif Ersoy ve Safahat-Tam Metin ve Safahat Dışında Kalmış 54 Şiir” isimli eserin özgün bir işleme eser olduğunu belirtmiş, Mehmet Akif Ersoy’un ölümünün üzerinden 50 yıl geçtikten sonra ve 4410 sayılı Kanun’la yapılan değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten önce oluşturulduğunu ifade etmiştir. Başvurucu, koruma süresinin 4410 sayılı Kanun’la 50 yıldan 70 yıla çıkarılmasının işleme eserle ilgili kazanılmış hakları etkilemeyeceğini savunmuştur. Derece mahkemelerinin hukuk kurallarını ve delileri hatalı yorumladığını ileri süren başvurucu, hukuki güvenlik ilkesi ile adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir. Başvurucu ayrıca bu durumun mülkiyet hakkını da zedelediğinden şikâyet etmiştir.
Anayasa Mahkemesi tarafından yapılan incelemede; Mahkemenin 01.01.1952 tarihinden sonra yayımlanmış bir işleme eser olan “Mehmet Akif Ersoy ve Safahat-Tam Metin ve Safahat Dışında Kalmış 54 Şiir”in 5846 sayılı Kanun’un koruması kapsamına girip girmediğinin geçici 2. maddeyi uygulayarak çözümlemesinin öngörülebilir olmayan bir yorum olduğu, eserin 5846 sayılı Kanun’un koruması kapsamına girip girmediği meselesinin genel hükümlere göre, hukuk devleti ilkesi ışığında ve öngörülebilirlik ilkesi gözetilerek çözümlenmesi gerektiği sonuçlarına varılmıştır. Sayılan gerekçelerle AYM tarafından aşağıdaki hüküm verilmiştir:
Başvurunun makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin kısmının AYRILMASINA,
Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA, OY BİRLİĞİYLE KARAR VERİLMİŞTİR.
- Anayasa Mahkemesinin 21.09.2022 Tarihli ve 2020/3964 Başvuru Numaralı Kararı; beyanları mahkumiyet kararında belirleyici ölçüde delil olarak kullanılan tanıkların duruşmada sorgulanmaması nedeniyle tanık sorgulama hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvurucu, Adana Cumhuriyet savcısı olarak görev yapmakta iken Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun (HSYK) 16.07.2016 tarihli kararıyla görevinden uzaklaştırılmış; daha sonra HSYK Genel Kurulunca meslekten çıkarılmıştır.
Başvurucu hakkında Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) üyesi olduğu şüphesiyle soruşturma başlatılmıştır. Soruşturma sonucunda Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının (Başsavcılık) 04.07.2017 tarihli iddianamesiyle başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. Başsavcılığın iddianamesinin Gaziantep 9. Ağır Ceza Mahkemesince kabulü sonrasında dosya Adana Ağır Ceza Mahkemesine yetkisizlik kararı ile gönderilmiş, Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesince (Mahkeme) başvurucu, FETÖ/PDY’ye üye olma suçundan hapis cezasına mahkûm edilmiştir.
Başvurucunun istinaf talebi, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 28.12.2018 tarihli kararı ile esastan reddedilmiştir. (Kapatılan) Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 05.11.2019 tarihli kararı ile hüküm onanmıştır. Yargıtay kararında, diğer delillerin suçun sübutu için yeterli görülerek ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı’nın dosyaya gelmesi beklenmeden karar verilmesinin sonuca etkili bulunmadığı açıklamasına yer verilmiştir.
Başvurucu, Mahkemece beyanları mahkumiyete belirleyici ölçüde esas alınan tanıkların duruşmada dinlenmeyerek kendisine tanıklara soru sorma imkanının tanınmadığını, bu suretle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş; ihlalin tespiti, yargılamanın yenilenmesi ile tazminat talebinde bulunmuştur.
Anayasa Mahkemesi tarafından yapılan incelemede; güvenilirliği ve doğruluğu test edilmemiş tanık beyanları belirleyici ölçüde hükme esas alınmış olduğu halde savunmanın karşılaştığı zorlukları telafi edecek karşı dengeleyici güvencelerin sağlanmadığı, tanıkların duruşmada veya SEGBİS yoluyla dinlenmemesinin bir bütün olarak yargılamanın hakkaniyetini zedelediği sonuçlarına varılmıştır. Sayılan gerekçelerle AYM tarafından aşağıdaki hüküm verilmiştir:
Adil yargılanma hakkı kapsamındaki tanık sorgulama hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki tanık sorgulama hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE, OY BİRLİĞİYLE KARAR VERİLMİŞTİR.

