Almanya ve İtalya, Avrupa Birliği’nde faaliyet gösteren küresel stablecoin’lere yönelik daha sıkı bir düzenleme çerçevesi oluşturulmasını önererek, belirli koşullarda bu varlıkların tamamen yasaklanmasına imkan tanıyacak bir kapatma mekanizması getirilmesini gündeme taşıdı. İki ülke, AB dışı ülkelerde yerleşik stablecoin ihraççılarının, kendi ülkelerindeki düzenlemelerinin AB standartlarına eşdeğer bulunmadıkça Birlik içinde faaliyet göstermesinin engellenmesini istiyor.

Öneri, özellikle farklı ülkelerde eş zamanlı ihraç edilen ve rezervleri birden fazla yargı alanına dağıtılmış çoklu ihraç edilen stablecoin yapılarını hedef alıyor. Bu tür yapılarda, kriz anlarında rezervlerin farklı ülkelerde bulunması nedeniyle yatırımcıların taleplerinin karşılanamaması riski bulunduğu vurgulanıyor. Almanya ve İtalya, bu riski ortadan kaldırmak için rezervlerin sınır ötesinde kesintisiz ve derhal aktarılabilmesini hukuki bir zorunluluk haline getirmeyi öneriyor.

Taslağa göre, bu şartların sağlanamaması, ihraççının kendi ülkesindeki kuralları ihlal etmesi veya yatırımcıların çıkarlarına aykırı hareket edilmesi halinde, Avrupa Bankacılık Otoritesi ilgili stablecoin’in AB’de faaliyetini tamamen durdurmakla yükümlü olacak. Bu mekanizma, piyasalarda acil durdurma mekanizması (kill switch) olarak adlandırılıyor.

Öneri ayrıca, sınır ötesi yapıda faaliyet gösteren stablecoin ihraççılarının doğrudan sıkı denetime tabi tutulmasını öngörüyor. Buna göre bu tür yapılar, büyüklüğüne bakılmaksızın otomatik olarak önemli kabul edilerek en yüksek düzeyde gözetim altına alınacak.

Almanya ve İtalya, mevcut Kripto Varlık Piyasası Tüzüğü’nün (MiCAR) özellikle AB dışı ihraççıların yer aldığı sınır ötesi yapılarda yetersiz kaldığını ve bu boşlukların hızla kapatılması gerektiğini savunuyor. Avrupa Sistemik Risk Kurulu’nun da bu tür yapıların finansal istikrar açısından risk oluşturabileceği yönündeki uyarıları, önerinin arkasındaki temel gerekçelerden biri olarak gösteriliyor.

Henüz resmi AB pozisyonu niteliği taşımayan bu çalışma belgesi, Birliğin finansal hizmetler ve bankacılık müzakereleri kapsamında tartışılacak. Ancak Euro bölgesinin iki büyük ekonomisi tarafından desteklenmesi, önerinin yasama sürecinde belirleyici olabileceğine işaret ediyor.

Share.
Exit mobile version