27.10.2022 tarihli ve 31996 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan gelişmeler…
- 7419 Kanun Numaralı Endüstri Bölgeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında ilgili Yönetmeliğin; endüstri bölgelerinin kuruluşu ve ilânı, yatırım izni, teşvik tedbirleri ve mülkiyet, özel endüstri bölgeleri, yönetici şirket ve yönetmelik kenar başlıklı maddelerinde değişiklik ve düzenlemeler yapılmıştır. Aynı Yönetmeliğin ÇED süreci, ihtisas endüstri bölgeleri ve münferit yatırımlar kenar başlıklı maddeleri ve ek 1. maddesi yürürlükten kaldırılmıştır. İşbu Kanun’a “münferit yatırım yeri ve ihtisas endüstri bölgeleri” kenar başlıklı geçici madde eklenmiştir. Bu Kanun yayımı tarihi olan 27.10.2022’de yürürlüğe girer.
- 1345 Karar Numaralı TBMM Kararı ile Bartın’ın Amasra ilçesinde meydana gelen maden kazasının tüm yönleriyle araştırılarak benzer kazaların önlenmesine yönelik tedbirlerin belirlenmesi amacıyla kurulan meclis araştırması komisyonuna üye seçimine dair karar verilmiştir.
- 1346 Karar Numaralı TBMM Kararı ile hudut, şümul, miktar ve zamanı Cumhurbaşkanınca takdir ve tespit edilmek üzere, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, Birleşmiş Milletlerin Mali ve Orta Afrika Cumhuriyeti’nde icra ettiği harekât ve misyonlar kapsamında yurt dışına gönderilmesi ve Cumhurbaşkanınca verilecek izin ve belirlenecek esaslar çerçevesinde bu kuvvetlerin kullanılması için verilen iznin süresinin Anayasa’nın 92. maddesi Uyarınca 31/10/2022 tarihinden itibaren bir yıl uzatılmasına dair karar verilmiştir.
- 1347 Karar Numaralı TBMM Kararı ile Şanlıurfa Milletvekili Ahmet Eşref FAKIBABA’nın Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinin düşmesine karar verilmiştir.
- 6296 Karar Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı uyarınca kamu kurum ve kuruluşlarının ürettikleri bazı mal ve hizmetlerden ücretsiz veya indirimli olarak faydalanacakların tespitine ilişkin kararın yürürlüğe konulmasına karar verilmiştir. Bu Karar yayımı tarihi olan 27.10.2022’de yürürlüğe girer.
- 6297 Karar Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı uyarınca 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun geçici 14. maddesinin 4. fıkrasında yer alan istisnanın, kurumların 30.09.2022 tarihli bilançolarında yer alan yabancı paralar itibarıyla da uygulanmasına karar verilmiştir.
- Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından çıkarılan At Yarışları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik kapsamında; Yönetmeliğin koşulara katılabilecek safkan arap atları, genel koşu kuralları, yarışlarda kullanılacak formalar, atın kiralanması, at sahibi belgesi ve ortak at koşturulması, binicinin değiştirilme şartları, aprantilerin ağırlık indirimleri, ikramiye ve yetiştiricilik primi, apranti kursu, kursiyer seçimi kenar başlıklı maddelerinde değişiklik ve düzenlemeler yapılmıştır. Bu Yönetmelik yayımı tarihi olan 27.10.2022’de yürürlüğe girer.
- Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından çıkarılan Antalya Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliği uyarınca; Antalya Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde plan, fen, sağlık ve sürdürülebilir çevre şartlarına uygun yapı ve yapılaşma ile projelendirmeye ve denetime ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir. İşbu Yönetmelik, uygulama imar planı bulunan alanları kapsamaktadır. Bu Yönetmelik yayımı tarihi olan 27.10.2022’de yürürlüğe girer.
- Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi tarafından çıkarılan Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliği kapsamında; Tıp Fakültesinin eğitim-öğretim ve sınavlarında uygulanacak usul ve esasları düzenlenmiştir. Yönetmelikte Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Tıp Fakültesinde öğrenci kabulü, eğitim‐öğretim programlarının düzenlenmesi, sınavlar, diploma ve ayrılma işlemlerine ilişkin hükümler yer almaktadır. Bu Yönetmelik yayımı tarihi olan 27.10.2022’de yürürlüğe girer.
- Cumhurbaşkanı tarafından çıkarılan Ulusal Teknoloji Girişimciliği Stratejisi ile İlgili 2022/17 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile; teknoloji girişimciliğinin gelişim hızının artırılarak teknoloji girişimciliği ekosisteminin daha da güçlendirilmesi amacıyla Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından ilgili paydaşlarla iş birliği içinde hazırlanan “Ulusal Teknoloji Girişimciliği Stratejisi”nin Bakanlığın resmi internet adresinde yayımlanmasına karar verilmiştir.
- Anayasa Mahkemesinin 21.09.2022 Tarihli ve 2019/2236 Başvuru Numaralı Kararı; iskânen tahsis edilen ancak tapuya tescil edilmeyen taşınmazın aynen verilmesi yerine kaim olmak üzere tazminat ödenmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Somut olayda başvurucuların Yunanistan mübadili olan dedesine ihtilaf konusu taşınmaz tahsis edilmiş ve taşınmazın uyarınca başvurucuların dedesi adına tescil edilmesi ilgili kurumlardan istenmiştir. Ancak anlaşılamayan bazı sebeplerden dolayı taşınmaz başvurucuların dedesi adına tescil edilmemiştir. Hak sahibinin mirasçısı olan başvurucuların babası taşınmazın adına tescili istemiyle yaptığı idari başvurunun reddine ilişkin işleme karşı açtığı davada Danıştay idari işlemi iptal etmiş ve 5 dönüm tarlanın aynen veya başka bir yerde bu kadar bir arazi verilmesi suretiyle ya da tazminen davacının iskân hakkının tamamlanması gerektiğini belirtmiştir. Ancak bu karar icra edilmemiş, başvurucuların murisinin yaptığı idari başvurular da sonuçsuz kalmıştır. Başvurucular bunun üzerine Bursa ili Osmangazi ilçesi Alaşar köyünde bulunan 268, 329 ve 1941 parsel numaralı taşınmazlardan muadil olan birisinin adlarına tescil edilmesi, bunun mümkün olmaması hâlinde tazminat ödenmesi talebiyle Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmıştır. Asliye Hukuk Mahkemesi tescil talebinin reddine karar vermiş ise de başvurucular lehine tazminata hükmetmiştir. Hükmün idarelerce temyizi üzerine Yargıtay tazminat istemine münhasır kıldığı incelemesi sonucunda, Kadastro mevzuatındaki hak düşürücü süreler ile borçlar hukukundaki zamanaşımı sürelerinin dolduğu gerekçesiyle Asliye Hukuk Mahkemesi kararını bozmuştur. Asliye Hukuk Mahkemesi Yargıtay kararına uyarak tazminat istemini zamanaşımı gerekçesiyle reddetmiştir. Yargıtay kararında ihtilaf konusu taşınmazın tahsisinin mülki amir tarafından onaylanmasıyla mülkiyetin devrinin gerçekleştiği, iskân kaydının tapu siciline işlenmemesinin sonuca etkili olmadığı belirtilmiş; iskânen tahsisin mülkiyetin tescilden önce kazanıldığı hâllerden olduğu ifade edilmiştir. Şu hâlde Bursa Valiliğinin 1771 sayılı Kanun hükümleri uyarınca 5 dönümlük taşınmazı tahsis etmesiyle birlikte başvurucuların dedesinin taşınmazın mülkiyetini kazandığı Yargıtayın kabulündedir. Ayrıca Danıştayın 18.11.1969 tarihli kararıyla da taşınmazın mülkiyetinin başvurucuların murisince kazanıldığı hususu teyit edilmiştir. Bu durumda Yunanistan mübadili olan A.nın alt soyları olan başvurucuların mülklerinin mevcut olduğu değerlendirilmiştir. Sayılan gerekçelerle AYM tarafından aşağıdaki hüküm verilmiştir:
Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine oy birliğiyle karar verilmiştir.
- Anayasa Mahkemesinin 14.09.2022 Tarihli ve 2018/9314 Başvuru Numaralı Kararı; disiplin cezasına yapılan itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın itiraz hakkında henüz bir karar verilmediği ve bu sebeple kesinleşmiş bir disiplin cezası bulunmadığı gerekçesiyle incelenmeksizin reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Somut olayda başvurucunun kendisine verilen aylıktan kesme disiplin cezasının hukuka aykırı olduğunu belirterek yasal süresi içinde itiraz etmesi üzerine itirazının zımnen reddedilmesine ilişkin işlemin başvurucu üzerinde birtakım hukuksal sonuçlar doğurma kapasitesinin bulunduğu, bu hâliyle kesinlik niteliğinin olduğu açık bir şekilde anlaşılmıştır. Bireysel başvuruya konu istinaf mahkemesi kararında ise Danıştay içtihadında belirtilen ölçütler kapsamında herhangi bir değerlendirmeye gidilmeksizin salt henüz kesinleşmiş bir işlem olmadığı yönünde şekilci bir yaklaşımla hareket edilerek ortada idari davaya konu edilebilecek bir işlem bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı görülmüştür.
Bölge İdare Mahkemesinin somut davada iptali istenen idari işlemin kesinlik niteliğini taşıyıp taşımadığının, dolayısıyla davaya konu edilebilirliğinin değerlendirilmesiyle ve 2577 sayılı Kanun’da düzenlenen usul kurallarının uygulanmasıyla ilgili bu yorumunun başvurucunun hukuksal durumunu etkileyen idari işlemden doğan uyuşmazlığı mahkeme önüne taşımasını engellediği, bu durumun başvurucuya ağır bir külfet yüklediği değerlendirilmiştir. Bu sebeple başvurucunun mahkemeye erişim hakkına yapılan müdahalenin ölçüsüz olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir. Dolayısıyla ihlalin mahkeme kararından kaynaklandığı anlaşılmıştır. Başvuruda tespit edilen hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Bu kapsamda kararın gönderildiği yargı mercilerince yapılması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatmak ve Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar vermektir. Açıklanan gerekçelerle AYM tarafından aşağıdaki hüküm verilmiştir:
Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE oy birliğiyle karar verilmiştir.


