Birleşmiş Avrupa Parlamentosu’nda (AP) Avrupa Halk Partisi (EPP) grubuna mensup bazı milletvekilleri, nükleer füzyon enerjisinin artık yalnızca bilimsel bir araştırma alanı olarak görülmemesi gerektiğini belirterek Avrupa Birliği’ni bu alanda yatırımcıları çekmeye yönelik net ve öngörülebilir bir düzenleyici çerçeve oluşturmaya çağırdı. Milletvekilleri, füzyon enerjisinin gelecekte AB’nin rekabet gücünü artırabilecek potansiyel bir elektrik kaynağı olabileceğini vurguladı.

Salı günü yayımlanan ve Euronews tarafından görülen deklarasyonda, füzyon teknolojisinin bir dönüm noktasına ulaştığı, Avrupa’nın sanayi kapasitesi ile özel sektör yatırımlarının devreye girmeye başladığı ifade edildi. Metinde, bu aşamada açık siyasi destek ve özel sermayeyi çekmeye yönelik etkili mekanizmaların gerekli olduğu belirtildi. Deklarasyon, merkez sağ EPP grubundan çeşitli milletvekilleri tarafından imzalandı.

Girişim, Avrupa Komisyonu’nun yakın dönemde bir füzyon stratejisi sunmaya hazırlandığı bir süreçte gündeme geldi. Komisyon sözcüsü, böyle bir çalışmanın doğruluğunu teyit etti ancak takvim hakkında ayrıntı paylaşmadı. Bulgaristan’dan AP üyesi Tsvetelina Penkova, füzyon enerjisinin yalnızca araştırma olarak algılanmaması gerektiğini ifade ederken, Almanya’dan Hildegard Bentele bunun Avrupa’nın bilimsel liderliğini endüstriyel güce dönüştürme fırsatı sunduğunu dile getirdi. Belçikalı milletvekili Pascal Arimont ise füzyonun temiz, güvenli ve güvenilir enerji arzı açısından stratejik bir seçenek olduğunu belirtti.

Deklarasyonda Avrupa Komisyonu’ndan, üye devletlere füzyon santralleri için düzenleyici ve güvenlik gerekliliklerini belirleme konusunda rehberlik sağlaması ve aynı zamanda ulusal düzeyde lisanslama ve izin süreçlerinde esneklik tanınması istendi. Metinde ayrıca füzyonun, nükleer fisyondan farklı bir teknoloji olarak düzenleyici statüsünün netleştirilmesi gerektiği vurgulandı. Bu kapsamda radyasyon koruması, atık yönetimi, tesislerin devreden çıkarılması ve sorumluluk gibi alanlarda mevcut AB kurallarının nasıl uygulanacağının açıklığa kavuşturulması talep edildi.

Füzyon enerjisi, Güneş ve yıldızlarda gerçekleşen süreçle aynı prensibe dayanıyor: hafif atom çekirdeklerinin birleşerek daha ağır bir çekirdek oluşturması ve büyük miktarda enerji açığa çıkarması. Günümüzde elektrik üretiminde kullanılan nükleer fisyon ise ağır atom çekirdeklerinin bölünmesine dayanıyor ve radyoaktif atık üretimi gibi riskler barındırıyor. Füzyonun daha temiz ve güvenli bir alternatif olabileceği belirtilse de teknoloji henüz ticari ölçekte elektrik üretimi için kullanılmıyor.

Füzyon alanında son yıllarda bazı bilimsel ilerlemeler kaydedildi. 2022’de ABD Enerji Bakanlığı, Lawrence Livermore Ulusal Laboratuvarı’ndaki Ulusal Ateşleme Tesisi’nde gerçekleştirilen deneyde, füzyon reaksiyonundan elde edilen enerjinin reaksiyonu başlatmak için kullanılan lazer enerjisini aştığını duyurmuştu. Bu gelişme, kontrollü füzyon araştırmalarında önemli bir eşik olarak değerlendirilmişti.

Avrupa’da füzyon yatırımlarında öne çıkan ülkelerden biri Almanya. Ülke, 2023’te enerji şirketi RWE ile 2035’e kadar bir pilot füzyon tesisi kurulmasını öngören milyarlarca euroluk bir anlaşma imzaladı. Almanya Şansölyesi Friedrich Merz de hem Almanya’da hem Avrupa genelinde füzyon teknolojisi için uygun bir düzenleyici çerçeve oluşturulmasını desteklediğini açıkladı. Dünya Ekonomik Forumu’nda yaptığı konuşmada Merz, Almanya’nın geçmişte aldığı nükleer santralleri kapatma kararını da eleştirdi.

AP’deki deklarasyon, füzyon enerjisinin Avrupa’nın uzun vadeli enerji ve sanayi politikalarında nasıl konumlandırılacağına ilişkin tartışmaların hız kazandığı bir dönemde gündeme gelmiş oldu.

Share.
Exit mobile version