Thales yetkilileri, artan dijital bağlantı ve yapay zekâ teknolojilerinin siber güvenlik risklerini büyüttüğünü belirtti. Barcelona’da düzenlenen Mobile World Congress kapsamında yapılan açıklamalarda, devlet kurumları, hastaneler ve enerji altyapıları gibi kritik sistemlerin siber saldırılara karşı giderek daha savunmasız hale geldiği ifade edildi.
Şirketin mobil bağlantı çözümlerinden sorumlu yöneticisi Eva Rudin’e göre cihaz sayısı ve bağlantı noktaları arttıkça saldırı yüzeyi de genişliyor. Yapay zekâ destekli saldırı araçlarının güvenlik açıklarını insan ekiplerinden çok daha hızlı tespit edebilmesi ise savunma tarafını daha zor bir konuma getiriyor. Bu nedenle şirketler de siber güvenlik çözümlerinde “yapay zekâya karşı yapay zekâ” yaklaşımını kullanarak savunma sistemlerini güçlendirmeye çalışıyor.
Uzmanlara göre siber riskler yalnızca kritik altyapıları değil, akıllı hoparlörler, kameralar ve diğer bağlantılı ev cihazlarını da kapsıyor. Bu cihazların çoğunda yeterli güvenlik önlemlerinin bulunmaması, bireysel kullanıcılar açısından da yeni tehditler yaratıyor. Avrupa Birliği’nin 2027’de yürürlüğe girmesi planlanan Siber Dayanıklılık Yasası’nın, bağlı cihazlar için zorunlu güvenlik standartları getirerek bu riskleri azaltmayı amaçladığı belirtiliyor.
Raporda ayrıca gelecekte ortaya çıkabilecek güçlü kuantum bilgisayarların mevcut şifreleme sistemlerini kırma ihtimalinin de önemli bir güvenlik riski olduğu vurgulanıyor. “Q-Day” olarak adlandırılan bu olasılık, bankacılık sistemlerinden devlet iletişimine kadar birçok kritik verinin güvenliğini tehdit edebilir. Uzmanlar, saldırganların şimdiden şifreli verileri toplayıp gelecekte kuantum bilgisayarlarla çözmeyi hedefleyen “şimdi topla, sonra çöz” yöntemini kullandığını ifade ediyor.
Bu nedenle şirketler, kuantuma dayanıklı kriptografi çözümleri geliştirmeye ve mevcut sistemleri buna uyumlu hale getirmeye çalışıyor. Thales, özellikle SIM ve eSIM teknolojilerinin uzaktan güncellenerek yeni güvenlik algoritmalarına geçebileceğini ve bunun “kriptografik çeviklik” olarak adlandırılan bir yaklaşım sunduğunu belirtiyor.
Uzmanlara göre kuantum bilgisayarlar henüz yaygınlaşmamış olsa da kritik altyapıların uzun ömürlü olması nedeniyle güvenlik önlemlerinin bugünden alınması gerekiyor. Bu nedenle siber güvenlik alanında hem yapay zekâ hem de kuantum teknolojilerine yönelik hazırlıkların hızlandırılması gerektiği vurgulanıyor.



