Los Angeles mahkemesinin sosyal medya devleri Meta ve Google aleyhine verdiği emsal niteliğindeki tazminat kararı, dijital platformların kasıtlı olarak bağımlılık yapıcı şekilde tasarlandığının ve çocuk koruma süreçlerinde ihmalkar davranıldığının hukuken tescillenmesiyle teknoloji dünyasında geri dönülemez bir kırılma noktası yarattı. Davacı genç kadına ödenmesine hükmedilen 6 milyon dolarlık tazminat, platformların beden algısı bozukluğu, depresyon ve intihar düşünceleri üzerindeki doğrudan etkisini yargı önünde somutlaştırırken; bu durum Silikon Vadisi’nin uzun süredir sığındığı “içerikten sorumlu tutulmama” ayrıcalığını sarsarak sektör için “cezasızlık döneminin” sonuna gelindiğine işaret ediyor. Teknoloji devleri karara itiraz etmeye hazırlansalar da davanın merkezindeki “kullanıcı sağlığını hiçe sayarak bağlılığı artırma” tespiti, algoritma temelli öneriler, sonsuz kaydırma ve otomatik oynatma gibi platformların can damarı olan teknik özelliklerin gelecekte yasaklanabileceği veya tütün ürünlerinde olduğu gibi ağır sağlık uyarılarıyla kısıtlanabileceği bir yasal zemin hazırlıyor. Özellikle Avustralya’da yürürlüğe giren 16 yaş altı sosyal medya yasağı ve Birleşik Krallık gibi ülkelerde benzer modellerin tartışılması, bu mahkeme kararıyla birlikte hukuki bir meşruiyet kazanırken; süreç, kullanıcıyı odağa alan bir üründen, kullanıcıyı meta haline getiren bir sisteme dönüşen mevcut sosyal medya çağının sonunun başlangıcı olarak değerlendiriliyor.



