OpenAI, yapay zekânın üretimden istihdama kadar ekonomik düzeni hızla değiştireceği görüşüyle, devletlerin vergi ve sosyal politika araçlarını yeniden tasarlaması gerektiğini savunan bir plan açıkladı. Şirket, yapay zekâ sistemlerinin verimlilik artışı yaratırken mevcut gelir dağılımını sarsabileceğini, bu nedenle yalnızca teknoloji politikalarının değil, çalışma hayatını ve kamusal gelir modelini belirleyen kuralların da güncellenmesi gerektiğini öne sürüyor.
Planın merkezinde, yapay zekâ kaynaklı büyümenin daha geniş toplumsal kesimlere yayılmasını hedefleyen bir kamu varlık fonu yer alıyor. Öneriye göre bu yapı, hem yapay zekâ şirketlerinde hem de bu teknolojiyi kullanan daha geniş iş dünyasında oluşan değerden pay alarak uzun vadeli yatırımlar yapacak ve elde edilen getiriyi doğrudan yurttaşlara aktarabilecek. Aynı çerçevede, üretkenlik artışının yalnızca şirket bilançolarına yansımaması için ücretlerde düşüşe gidilmeden dört günlük çalışma haftasının pilot olarak denenmesi de gündeme getiriliyor.
OpenAI ayrıca, yapay zekâ çağında vergi yükünün emek gelirinden çok şirket kazançları ve sermaye gelirleri üzerine kaydırılmasını, insan emeğinin yerini alan otomasyon için de yeni vergisel modellerin değerlendirilmesini öneriyor. Sosyal güvenlik, emeklilik ve sağlık gibi hakların iş değişikliklerinden bağımsız biçimde kişiye bağlı hale getirilmesi de öneriler arasında bulunuyor. Tartışma yalnızca ekonomik paylaşım boyutuyla sınırlı kalmıyor, teknoloji dünyasında daha kısa çalışma haftası ve temel gelir gibi fikirlerin güç kazandığı, buna karşılık bazı sektör temsilcilerinin yapay zekâ konusunda daha sıkı denetim ve şeffaflık çağrısı yaptığı da aktarılıyor.



