ABD’de bir federal yargıç, yapay zekâ destekli insan kaynakları yazılımları geliştiren Workday hakkında açılan ayrımcılık davasının devam etmesi yönünde güçlü sinyaller verdi. Dava, yapay zekâ tabanlı işe alım sistemlerinin adayları ayrımcı kriterlerle elemiş olabileceği iddialarını konu alması bakımından emsal niteliği taşıyor.
San Francisco’daki federal mahkemede görülen davada, Yargıç Rita Lin, Workday’in Kaliforniya dışındaki adaylar ve işverenler bakımından eyalet ayrımcılık mevzuatından sorumlu tutulamayacağı yönündeki savunmasına mesafeli yaklaştı. Mahkeme, şirketin Kaliforniya’da geliştirdiği algoritmaların ayrımcı sonuçlar doğurması halinde sorumluluktan kaçamayabileceği görüşüne işaret etti.
Dava ilk olarak 2023 yılında Derek Mobley tarafından açıldı. Mobley, siyahi olması, 40 yaşın üzerinde bulunması ve anksiyete ile depresyon geçmişi nedeniyle Workday’in yazılımını kullanan şirketlerde 100’den fazla iş başvurusunun reddedildiğini ileri sürüyor. Süreç içerisinde davaya yeni davacılar da katılırken, iddialar Kaliforniya’nın ayrımcılık karşıtı mevzuatını da kapsayacak şekilde genişletildi.
Son yıllarda yapay zekâ destekli işe alım sistemlerinin kullanımı hızla artarken, araştırmalar ABD’de işverenlerin yüzde 80’inden fazlasının işe alım süreçlerinde yapay zekâ araçlarından yararlandığını ortaya koyuyor. Özellikle büyük şirketler, binlerce başvuruyu filtrelemek ve adayları ön değerlendirmeden geçirmek için bu sistemleri kullanıyor.
Ancak kamu otoriteleri ve çalışan hakları savunucuları, yapay zekâ modellerinin geçmiş verilerdeki önyargıları öğrenerek yaş, cinsiyet, etnik köken veya engellilik durumu gibi kriterler üzerinden ayrımcı sonuçlar üretebileceği konusunda uzun süredir uyarılarda bulunuyor.
Yargıç Lin, 2024 yılında aynı dosyada verdiği önceki bir kararda da Workday’in yalnızca yazılım sağlayıcısı olarak değil, işe alım sürecinde işverenlerin yerine bazı fonksiyonları üstlendiği ölçüde “işveren” sıfatıyla sorumlu tutulabileceğine hükmetmişti. Bu nedenle dava, yapay zekâ geliştiricilerinin algoritmik kararlar nedeniyle doğrudan hukuki sorumluluk taşıyıp taşımayacağı konusunda önemli bir sınav olarak görülüyor.
Mahkemenin vereceği nihai kararın, yapay zekâ destekli işe alım sistemlerine ilişkin gelecekteki davalar ve düzenlemeler açısından emsal teşkil etmesi bekleniyor.



