Avrupa genelinde etkisini artıran erken dönem sıcak hava dalgası, yenilenebilir enerji üretiminde rekor seviyelere ulaşılmasına neden olurken, elektrik piyasalarında beklenmeyen sonuçları da beraberinde getirdi. Özellikle güneş enerjisi üretimindeki hızlı artış nedeniyle bazı Avrupa ülkelerinde toptan elektrik fiyatları gün içinde sıfırın altına geriledi. Ancak enerji piyasası uzmanları, bu durumun tüketiciler açısından doğrudan bir maliyet avantajı yaratmadığını ve uzun vadede yatırım kararlarını etkileyebilecek yapısal sorunlara işaret ettiğini belirtiyor.
Son haftalarda İngiltere, Fransa, İspanya ve Almanya başta olmak üzere birçok ülkede sıcaklıkların mevsim normallerinin oldukça üzerine çıkması, güneş enerjisi üretimini önemli ölçüde artırdı. İngiltere’de güneş enerjisinin belirli saatlerde elektrik talebinin yaklaşık yarısını karşıladığı, Fransa’da ise arz fazlası nedeniyle saatlik elektrik fiyatlarının eksi seviyelere düştüğü bildirildi. Elektrik piyasalarında negatif fiyatlama, üretimin talebi aşması halinde ortaya çıkıyor ve bazı üreticilerin sistemden çıkarılmak yerine düşük veya negatif fiyat teklif etmelerine yol açıyor.
Bununla birlikte, yüksek sıcaklıkların yenilenebilir enerji sektörü açısından yalnızca olumlu sonuçlar doğurmadığı görülüyor. Özellikle rüzgâr hızlarının düşmesi nedeniyle Avrupa’nın birçok bölgesinde rüzgâr enerjisi üretiminde gerileme yaşanırken, hidroelektrik ve nükleer santraller bakımından da operasyonel riskler gündeme geldi. Fransa’da bazı nükleer tesislerin soğutma amacıyla kullandığı nehirlerde su sıcaklığının yükselmesi nedeniyle yaz döneminde üretim kısıtlamaları yaşanabileceği değerlendiriliyor.
Enerji hukukçuları ve piyasa analistleri açısından dikkat çeken esas konu ise Avrupa’nın mevcut şebeke altyapısının hızla büyüyen yenilenebilir enerji kapasitesine uyum sağlamakta zorlanması. Son dönemde artan negatif fiyatlama vakalarının, iletim altyapısındaki yetersizlikleri ve enerji depolama kapasitesi eksikliğini daha görünür hale getirdiği belirtiliyor. Avrupa Birliği’nde özellikle batarya depolama yatırımlarının hızlandırılması ve şebeke modernizasyonuna yönelik düzenlemelerin genişletilmesi gerektiği yönünde değerlendirmeler öne çıkıyor.
Öte yandan yaşanan gelişmeler, enerji dönüşümünün yalnızca üretim kapasitesinin artırılmasıyla sınırlı olmadığını da ortaya koyuyor. Uzmanlara göre yenilenebilir enerji yatırımlarının sürdürülebilir şekilde büyüyebilmesi için piyasa mekanizmalarının, depolama sistemlerinin ve iletim altyapısının eş zamanlı olarak geliştirilmesi gerekiyor. Aksi halde kısa vadede tüketici lehine görünen arz fazlası, uzun vadede yatırımcılar açısından gelir belirsizliği yaratabilecek ve enerji piyasalarında yeni regülasyon ihtiyacını gündeme getirebilecek nitelikte görülüyor.


