Avrupa Birliği’nde hava yolcu haklarını düzenleyen mevzuatta yaklaşık yirmi yılı aşkın sürenin ardından gerçekleştirilen kapsamlı reform, havacılık sektöründe tüketici koruması ile havayolu işletmelerinin operasyonel yükümlülükleri arasındaki dengenin yeniden şekillendiğine işaret etmektedir. Avrupa Parlamentosu tarafından kabul edilen düzenlemelerin, uygulamada üye devletler arasında ortaya çıkan farklılıkların azaltılması, yolcuların haklarını daha etkin kullanabilmesi ve havayolu şirketlerinin yükümlülüklerinin daha öngörülebilir hâle getirilmesi amacıyla hazırlandığı ifade edilmektedir.
Reform ile birlikte uçuş iptali, uçağa kabul edilmeme ve uzun süreli gecikmeler bakımından yolcuların sahip olduğu temel haklar korunmakla birlikte, bu hakların kullanılmasına ilişkin usuller daha ayrıntılı şekilde düzenlenmektedir. Buna göre, üç saati aşan gecikmeler veya kalkış tarihine 14 günden az süre kala gerçekleşen iptaller hâlinde yolcuların, uçuş mesafesine göre değişen tutarlarda tazminat talep edebilmesine ilişkin sistem korunmaktadır. Aynı zamanda havayolu şirketlerinin, gecikme süresince yolculara ikram, yemek ve gerekli hâllerde konaklama sağlama yükümlülükleri de devam etmektedir.
Düzenlemenin dikkat çeken yeniliklerinden biri, havayolu sektöründe uzun süredir eleştirilen bazı ticari uygulamalara sınırlama getirilmesidir. Bu kapsamda, yolcunun gidiş uçuşunu kullanmaması nedeniyle dönüş biletinin otomatik olarak iptal edilmesi uygulamasına son verilmesi öngörülmektedir. Ayrıca yolcuların küçük bir kişisel eşya veya sırt çantasını ek ücret ödemeksizin kabine alabilmesi sağlanırken, havayolu şirketlerinin rezervasyonun ilk aşamasından itibaren bilet ücretini tüm zorunlu unsurlarıyla birlikte açık şekilde göstermesi zorunlu hâle getirilmektedir. Bunun yanında, isim yazım hatalarının düzeltilmesi veya check-in sonrasında biniş kartının basılı nüshasının verilmesi gibi işlemler için ek ücret talep edilmesinin de önüne geçilmesi hedeflenmektedir.
Reform paketinde ailelerin ve özel korumaya ihtiyaç duyan yolcuların haklarının güçlendirilmesine yönelik düzenlemelere de yer verilmektedir. Buna göre, 14 yaşından küçük çocukların refakatçileriyle ek ücret alınmaksızın yan yana oturtulması zorunlu hâle getirilirken, aynı korumanın engelli veya hareket kabiliyeti kısıtlı yolcular ile hamile yolcular bakımından da uygulanması öngörülmektedir.
Yeni düzenlemelerin gerekli uygulama hazırlıklarının tamamlanmasının ardından 2027 yılının ortalarında yürürlüğe girmesi beklenmektedir. Reformun, Avrupa Birliği’nde faaliyet gösteren havayolu şirketlerinin yanı sıra AB pazarına uçuş gerçekleştiren uluslararası taşıyıcıları, seyahat sektörü aktörlerini ve sınır ötesi tüketici uyuşmazlıklarıyla ilgilenen hukuk uygulayıcılarını yakından ilgilendiren önemli bir gelişme olarak değerlendirilmektedir. Özellikle taşıma sözleşmeleri, tüketici hukuku ve uluslararası havacılık faaliyetleri bakımından söz konusu değişikliklerin uygulama pratiğinin önümüzdeki dönemde yakından takip edilmesi beklenmektedir.


