Rusya’dan kaynaklanan enerji ve güvenlik riskleri Avrupa’yı yeni enerji kaynakları arayışına yönlendirirken, Baltık Denizi bölgesi kıtanın gelecekteki enerji merkezi olarak öne çıkıyor. Berlin’de düzenlenen Alman-Polonya Enerji Dönüşümü Forumu’nda yapılan değerlendirmelerde, özellikle deniz üstü rüzgâr enerjisinin Avrupa’nın enerji bağımsızlığını güçlendirebileceği vurgulandı.
Almanya, Rus fosil yakıtlarına bağımlılığı azaltmak amacıyla enerji dönüşümünü hızlandırmaya çalışsa da, Baltık Denizi’ndeki deniz üstü rüzgâr projelerinde beklenen ilerlemeyi sağlayabilmiş değil. Buna karşılık Polonya, enerji kaynaklarını çeşitlendirme stratejisi kapsamında rüzgâr enerjisi, enerji depolama sistemleri ve nükleer enerji yatırımlarını eş zamanlı olarak büyütüyor.
Polonya’nın kara tipi rüzgâr enerjisi kapasitesi bugün 11 gigavatı aşarken, ülkenin ilk deniz üstü rüzgâr çiftliğinin 2026 yılının ikinci yarısında tam kapasiteyle devreye alınması planlanıyor. Baltic Power, Baltic 3 ve Baltic 9+ gibi projeler de geliştirme aşamasında bulunuyor.
Uzmanlar, Almanya ve Polonya arasındaki enerji iş birliğinin yalnızca iki ülke için değil, Avrupa’nın enerji güvenliği açısından da kritik önem taşıdığını belirtiyor. Baltık Denizi’nde planlanan sınır ötesi elektrik bağlantıları ve deniz altı kabloları sayesinde Almanya, Polonya, Danimarka ve Baltık ülkeleri arasında daha entegre bir enerji piyasasının oluşturulması hedefleniyor.
Ancak Baltık Denizi yalnızca enerji fırsatları değil, güvenlik riskleri de barındırıyor. Bölgede son dönemde artan sabotaj girişimleri, sinyal bozma faaliyetleri ve kritik altyapılara yönelik tehditler enerji projelerinin güvenliğini ön plana çıkarıyor. Bu nedenle Polonya, enerji yatırımlarını savunma ve altyapı güvenliği politikalarıyla birlikte yürütüyor.
Avrupa Komisyonu’nun hesaplamalarına göre Baltık Denizi’nin teknik deniz üstü rüzgâr enerjisi potansiyeli 90 gigavatın üzerinde bulunuyor. Bornholm Energy Island ve Baltic-German PowerLink gibi projeler de bu potansiyelin değerlendirilmesine yönelik en önemli girişimler arasında gösteriliyor.
Enerji uzmanlarına göre Avrupa’nın enerji bağımsızlığını artırabilmesi için Baltık bölgesinde daha güçlü iş birliği, daha fazla altyapı yatırımı ve sınır ötesi enerji entegrasyonu gerekiyor. Bu nedenle Baltık Denizi, önümüzdeki yıllarda Avrupa’nın enerji dönüşümünün merkezlerinden biri olmaya aday görülüyor.


